 |
|
|
 |

“Yaşayan Kur’an” Kitabının Yusuf Kıssası Tefsirindeki Metodoloji Sorunu ve Tarihsel Yanlışlar Üzerine
Bu inceleme yazımızda, İ. Eliaçık’a ait “Yaşayan Kur’an” meal-tefsir kitabının, özellikle Yusuf suresi bölümündeki; Yusuf kıssasının tefsirine yaklaşımdaki metodolojik sorun ve bu sorunlu yaklaşımdan ötürü gündeme gelen tarihsel yanlışlar üzerinde duracağız. Öncelikle neden böyle bir yazı yazmaya ihtiyaç duyduğumuzu izah etmeyi faydalı buluyoruz. Yusuf kıssası ile ilgili olarak üzerinde çalıştığımız; “Kur’an ve Tevrat kıssalarına göre Hz. Yusuf’un Mısır yönetimindeki konumu” başlıklı bir diğer yazımız için, kitaplar arasında yaptığımız araştırmalar esnasında, Sayın Eliaçık’ın, “Yaşayan Kur’an” meal-tefsir kitabına da bakmak zarureti hissettik. İşte bu incelememizden sonra elinizdeki yazının dercedilmesi gündeme geldi. Amacımız, eser sahibini ve kitabını zemmetmek asla değildir. Amaç, Kur’an kıssalarının doğru/sahih anlaşılması hususunda gördüğümüz yanlışlıkları; –tabi bize göre- hem yazar hem de okuyucular açısından değerlendirerek Kur’anî doğrulara ulaşmaya bir vesile kılmaktır. Zaten sayın yazar da kitabının önsözünde tam manasıyla eleştiriye açık olduğunu, adeta meydan okuyarak! beyan etmektedir. “Söylediğim her şey, noktasına virgülüne kadar hesabı sorulma ve verilme makamındadır. Hem dünyada hem de ahrette.” (.................Devam)
Haksöz Dergisi’nin Ekim Sayısı Çıktı!
Referandum sonuçlarını kapağa taşıyan Haksöz, “Statüko Kalesinde Referandum Depremi” manşetiyle statükonun çatırdadığına dikkat çekiyor. Dergide Kürt sorunuyla ilgili İslami kimlikli inisiyatif arayışları da ağırlıklı yer alıyor. Bu sayıda Fevzi Zülaloğlu’nun iki Kur’an çalışmasına yer veriliyor. Kur’an’da gençlerle ilgili ayetleri ele alan Zülaloğlu, Hz. Peygamber’in etrafındaki gençlerden de örnek vererek kapitalizmin en çok kuşattığı bugünün gençliğinin karşılaştığı şeytanî tehlikeyi ele alıyor. Diğer yazısında ise Allah’ın isimlerinin hayattaki karşılığı üzerinden Esmaü’l Hüsna ile nasıl dua edilmesi gerektiğini örnekliyor. Cengiz Duman ise Hz. Eyyub kıssasına devam ederek Eyyub (a)’ın karşılaştığı musibetlere sabrını, yemininin kefaretini ve şeytanın vesvesesinden Allah’a sığınmasını anlatıyor. “Kur'an'ın aydınlığına doğru” şiarıyla aylık yayınını sürdüren Haksöz, 235. sayısında (Ekim 2010) referandum sonuçlarını manşete taşımış. Referandum sonuçlarının çeşitli açılardan değerlendirildiği Gündem yazısında korku siyasetinin çözüldüğüne dikkat çekiliyor. İyimser bir süreçle birlikte hayalciliğe kapılınmaması gerektiğini de ifade eden Haksöz, Kemalist boyunduruktan kurtulmayı mücadele etmeye bağlıyor. Resmi ideoloji ve militarizmin referandum duvarına tosladığını belirten Kenan Alpay da bu noktada sorumluluklara dikkat çekiyor. Referandum öncesi İslami kesimdeki tartışmaları değerlendiren Hamza Türkmen, tartışmanın taraflarının iddialarını ele aldığı yazısında bilgi ve üslup sorunlarından nasıl bir dile ihtiyaç duyulduğuna ilişkin tespitler yapıyor ve metot algısı ile ilgili yenilenme ihtiyacına dikkat çekiyor. Rıdvan Kaya ise BDP’nin ‘boykot’ tutumunu ve boykotun sonuçlarını analiz ediyor (................. Devam)
Kur’an Kıssalarında Tarihsellik Unsurları -1
Kur’an kıssalarının tarihsel/vakiîliğinin aleyhindeki sistematize fikirler, ilk defa, 1947 yılında Mısır’da yayınlanan, Halefullah’ın, El-Fennu’l-Kasasi adıyla meşhur teziyle gündeme gelmiştir. Halefullah’ın, Kur’an kıssaları hakkındaki bu fikirlerinin Türkiye’deki sözcüsü konumundaki şahsiyet olan H. Zeyveli, Halefullah’ın bu konumunu şöyle tavsif etmektedir: “Bu konuyu ilk defa, ciddi bir şekilde tartışan kişi, 90’lı yılların Türkiye’sinde bu olguyu; İslami camiada ilk defa dile getiren ve savunan kişinin H. Zeyveli olduğu görülmektedir. Zeyveli, bir Kur’an sempozyumunun müzakereleri esnasında yaptığı konuşmada konuyu İslami camianın (dar anlamda akademisyenlere) dikkatine şu sözlerle arz ettiği gözlemlenmektedir. “Bu iki değerli takdimcimizin, mesela bu konuda alternatif olarak yazılan ve gerçekten ilmî bir değer taşıyan Muhammed Ahmed Halefullah’ın el,Fennu’l-Qasasiyyu fi’l- Quran’il-Kerim adlı kitabını okuyup okumadıklarını ben şahsen merak ediyorum.” (................ Devam)
Âdemoğulları Kıssasındaki Kurban Algısı Kur’an Perspektifinde Nasıl Anlaşılmalıdır
Kur’an-ı Kerim’de yer alan Âdemoğulları kıssası, Âdemoğullarının, Cenabı Hakk’a kurban takdim ettikleri anlatımı ile başlamaktadır. “Vetlu aleyhim nebeebney âdeme bil hakkı iz
karrebâ kurbânen fe tukubbile min ehadihimâ ve lem yutekabbel minel âhar..” “Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti.” Kur’an’ın, Âdemoğulları kıssasını, Âdemoğulları Habil Kabil’in Kurban takdim etmeleri kısmından başlatmasını önemli bir olgu olarak görmekteyiz. Cenabı Hakk bu örnekle kulu ile kendi arasında önemli bir ibadete dikkat çekmektedir kanaatindeyiz. Nitekim Allah, Kur’an-ı Kerim’de Kurban “Nüsük”ünü şöyle beyan etmektedir. "Biz her ümmet için bir "Mensek" kıldık, O'nun kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar diye. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır, artık yalnızca O'na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver." “Sözlükte "yaklaşmak, yakın olmak, Allah'a yakınlık sağlamaya vesile kılınan şey" anlamlarına gelen kurban kelimesi, dinî bir terim olarak, "İbadet maksadıyla belirli vakitte belirli şartlan taşıyan hayvanı usulünce boğazlamak veya bu şekilde (................ Devam)
“Kıssaların Dili” Kitabındaki Âdemoğulları/Habil-Kabil Kıssası Tarihselliği Yorumları Üzerine
Bizim anladığımız kadarı ile yazar, Tevrat’ta yer alan Habil-Kabil kıssasının tamamen Sümer/Babil mitolojisine ait ve oradan alıntılanmış bir hikâye olduğu görüşündedir. Kıssaların dili kitabındaki, Âdemoğulları/Habil-Kabil kıssasını incelediği yazısının başlığı bile bunu çağrıştırmaktadır. Yazısının başlığı “Arkaik Kültürlerden Kur’an’a Hâbil-Kâbil Kıssası”dır. Yani yazı başlamadan daha başlıkta; Tevrat’ın Habil-Kabil kıssası, arkaik dönem kültürlerinin ürünüdür, yani mitolojilerden alınmadır; dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’deki, Âdemoğulları kıssası da bu Arkaik kültürlerin bir yansımasıdır, imaj veya iması vermektedir. Yazar bunu açık bir şekilde şöyle ifade etmektedir: “….Bu çelişkiler Tekvin’deki(Tevrat) Habil-Kabil kıssasının farklı kaynaklardan derlenmiş olduğunu düşündürmektedir….” Bunun yanı sıra Tevrat’a diğer yerlerden yapılan başka mitolojik yamalarla birlikte Habil-Kabil kıssasının, daha da mitolojik hale getirilmiş olduğunu ileri sürmektedir. “….Ancak bu kıssa tarihsel süreçte muhtelif kaynaklardan alınan motiflerle süslenmiş, böylece orijinalinden daha farklı (................ Devam)
KISSALAR HAKKINDA SSS
Kur’an kıssaları, Kur’an’ın azımsanmayacak kadar büyük bir kısmını teşkil etmektedir. “Kıssalar, üçüncü hicri asır müfessiri Taberi’ye göre Kur’an’ın üçte birini, çağdaş müfessirlerden M. Reşit Rıza’ya göre ise dörtte üçünü oluşturur.” “Bazılarına göre de, Hz.... |
MECUSİLİK/ZERDÜŞTLÜK
Kur'an-ı Kerim'de ise Mecusilik, Mekke ve Medine'de bulunan dini guruplar içerisindeki müşriklerden istisna edilerek; Yahudilik, Hıristiyanlık ve Sabii'lik gibi"Samî/Semavi/İlahî" dinler arasında sayılmaktadır. Bu da bize bu dinin tevhidi yönlerinin olduğu ve diğer......  |
MİSYON ve MİSYONERLİK
Her ne kadar, evrensel yapıya sahip bütün dinleri ihtiva etmekle birlikte; Misyon ve Misyonerlik, Hıristiyanlıkla beraber vücut bulmuş bir olaydır. Bu yüzden Hıristiyanlık tüm dünya'ya yayılmış ve tutunabilmiştir. Misyonerlik ile ilgili bilmek .....  |
Yahya peygamber
Zekeriyya'nın bu dualarına Allah, olumlu bir karşılık vererek ona bir çocuk ihsan eder."Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık." Enbiya / 90.... |
MUT'A KİTAB'I ÜZERİNE
Cengiz Duman (CD): Değerli hocam, öncelikle kitabınızın hayırlı olmasını temenni
ediyorum. Gerçekten de İslâm fıkhında problemli olan bir alanla ilgili bilgilendirici ve yol gösterici bir eser ortaya koymuşsunuz. Neden böyle bir çalışmayı....... |
KURBAN HZ. İSMAİL Mİ HZ. İSHAK MI?
Sözlüklerde Ze-Be-Ha kelimesine; yarmak, yarıp ayırmak, boğazlamak kesmek, boğmak anlamları verilmektedir. Bu yüzden Kurban olarak kesilecek hayvana “Zebih” hayvanların kesildiği yere aynı kökten gelen “Mezbaha”; Yahudilerin kurban..... |
DENİZ GEÇİŞİ KISSASI TEFSİRLERİNDE İSRAİLİYAT OLGUSU
Klasik tefsirlerde, bu hususlar mucize olarak görülmekle beraber İsrailiyata dalınmasıyla! Birlikte olay saf halden karışık anlatımlara boğulmaktadır…. Kur'an kıssalarındaki "tarihselliğe" dair tarih... |
YUNUS KISSASI AYETLERİ VE KISSANIN CAHİLİYYE DÖNEMİ ARKA PLANI ÜZERİNE
Kanaatimizce Yunus peygamber kıssası hakkında asıl bilgi kaynağı, Mekke ve Medine'deki Yahudi ve Hıristiyan toplumudur. Bunların her ikisinin de okumuş olduğu Tevrat'ın, otuz dokuz ......  |
KUR'AN LİSANININ ARAPÇA OLMASI
Resul’ün getirdiği Kur’an’ da Arab'çaydı, Arab diliyle inmişti.“Apaçık olan kitab’a and olsun”(44/ 2-3) “Biz sana O’nu böyle arab'ça Kur'an indirdik.”(20/113) “Bilen bir kavim için, ayetleri Arab'ça indirilmiştir.”(41/ 3) Bundan başka Kur’an’ın müteaddid..... |
Hz. Yusuf'un rüyası
Yakup (a)’un on iki oğlu vardı. Bunlardan ikisi, Yusuf ve Tevrat’ta ‘Benyamin” diye isimlendirilen küçük kardeşi, diğer on kardeşle, baba bir anaları ayrı kardeştiler. Kur’an bunu şöyle ifade ediyor:“(Kardeşleri) demişlerdi ki:  |
MAVİ MARMARA GEMİSİ SİYONİZMİ KÖŞEYE SIKIŞTIRDI
Denizcilik terimleri her zaman hoşuma gitmiştir. Kendine özgü, kısa ve veciz ifadelerle olayları anlatan bu denizcilik terimlerden bir tanesi de “Mahmuzlama” deyimidir. Denizcilikte bir savaş tekniği ve deyimi olan mahmuzlama; Su üstü savaş gemisine veya su yüzüne çıkan denizaltıların su üzerindeki gövdesine; su üstü savaş gemisinin, burun üst ve alt kısmı ile vurularak hasar aldırma veya batırılması ameliyesine “Mahmuzlama” denilmektedir. Çok etkili olan bu savaş tekniği, ilk çağlardaki deniz savaşlarında da savaşan gemiler arasında uygulanan meşhur bir savaş yöntemidir. Meşhur! Ben Hur filminde, Ben Hur’un, Roma Amirali ile birlikte denizde kurtuldukları sahnenin öncesinde; Roma düşmanı geminin, Ben Hur ve Romalı Amiral’in bulunduğu Amiral geminin mahmuzlandığı görülür. Bu etkili vuruşun etkisiyle Roma’nın Amiral gemisi derhal batar. Mavi Marmara gemisinin Siyonist İsrail’e verdirdiği tahribata baktığımızda denizcilikteki “Mahmuzlama” (................Devam)
ÂDEMOĞULLARI (HABİL-KABİL) KISSASI TEFSİRLERİNDE “İSRAİLİYAT” FACİASI
Kur’an’ı Kerim’de zikredilen kıssalardan biri olan Âdemoğulları kıssası, diğer Kur’an kıssalarında olduğu gibi mücmel olarak vazedilmiştir. Kur’an kıssalarının genel bir özelliği olan mücmellik; aynı zamanda Kur’an’ın kendisinden önce nazil olan diğer kitaplara bakışı ile alakalıdır. Kur’an kendinden önce nazil olan Tevrat, Zebur ve İncil’in, Allah’tan nazil olduğunu tasdik eder. “(Bu Kur'an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.” “Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin.” Dolayısıyla Kur’an, nazil olurken, kendinden önce inmiş ve Arap cahiliye toplumunun arka planını oluşturmuş olan bu kitapların muhteviyatını dikkate alarak muhatap topluma hitap etmiştir. Esasen yukarıda verdiğimiz ayetlerdeki beyanı da bunu gerekli kılmaktadır. Kur’an’ın, Tevrat, Zebur ve İncil’i tasdik etmiş olması onun muhteviyatını da kabul etmesini gerektirir. Nitekim bu olgu Kur’an tarafından şöyle beyan edilir. “Onların ardından da (âyetleri tahrif karşılığında) şu değersiz dünya malını alıp, nasıl olsa bağışlanacağız (...............Devam)
KUR’AN KAVRAMLARININ METAMORFOZUNA BİR ÖRNEK: VELİ/EVLİYA KAVRAMI
Kur’an-ı Kerim’den yaklaşık iki bin yıl önce nazil olmuş olan Tevrat, İsrailoğulları tarafından gereğince korunamamıştır. Çeşitli nedenlerle yazılı ana metni kaybolan bu kitap, daha sonra beşer aracılığıyla hafızaya dayanan bir metotla yeniden derlenmiş, bu derleme esnasındaki ilave ve çıkarmalarla birlikte oluşan otuz dokuz ayrı kitaplık bir külliyat ortaya çıkmıştır. Kur’an kendisinden önce nazil olan Tevrat, Zebur ve İncil’in uğradığı akıbete uğramamıştır. Bunun nedeni Kur’an’a, Cenab-ı Hakk tarafından korunma garantisi verilmesindendir. “Elbette biz, biz indirdik Zikri ve elbette onu koruyacak olan da biziz.” Cenabı Hakk’ın verdiği bu güvence ile Tevrat, Zebur ve İncil gibi Kur’an’ın metninin tahrif edilememesine mukabil onun anlamı tahrif edilmiş/edilmektedir. Bu tahrif, Kur’an’ın çeşitli metotlardaki (tasavvufi-batini, v.d) tefsirleri yoluyla ve sahih olmayan Hadisler vasıta kılınarak gerçekleştirilmiştir. Buna dair çarpıcı örnekler verelim. Kur’an’ın ayetlerini tahrif: “Yeri döşedik ve oraya sabit dağlar yerleştirdik.”(Kaf/7) Bazı mutasavvıflara göre Allah arzı serdi, onu zahiren yüksek dağlarla tuttu. Hakikatte arz (..................Devam)
NUH’UN GEMİSİ VE GÜNÜMÜZDEKİ MAGAZİNSEL HABERLERİ ÜZERİNE
Allah Kur’an’da muhataplara şöyle hitap etmektedir: “Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.” Cenabı Hakk’ın “kendilerini insanlar için bir ibret yaptık.” İfadesi neyi hatırlatmaktadır. Nuh’un Gofer Ağacından yapılmış gemisinin kalıntısını mı? Geminin imalinde kullanılan çivileri mi? Hayvanların bağlandığı ipleri mi? Medyada yer alan şu haber ile bu yazdıklarımızı Kur’an perspektifiyle bir tartın bakalım!..“Ahşap yapının girilen bölümünün 5 metre yüksekliğinde, 12 metre genişliğinde olduğunu açıklayan uzmanlar yapının kutu şeklinde değil, bir gemi gibi eğimli olduğunu vurguladı. Araştırmacı Panda Lee, “Orada bir metre eninde, yarım metre boyunca küçük bir kapı vardı. Bu kapı da, başka bir bölüme açılıyordu” diye konuştu. İki metre boyunda, iki metre eninde ve iki metre yüksekliğindeki bu kutu şeklindeki bölümün, hayvanların konulduğu bölüm olduğuna inanan araştırmacılar, burada çivi, (................Devam)
Bir İhsan Eliaçık Klasiği! Âdemoğulları Kıssasında Manipülasyon
Yazar İhsan Eliaçık, internet ortamında yayınlanan, “Âdem’in iki oğlu (Kabil-Habil) kıssası ne anlatıyor” başlıklı yazısına; Türk dil kurumunun sözlüğündeki “çit” kelimesinin anlamını vererek başlamaktadır. “TDK sözlüğünde “çit” sözcüğü şöyle tanımlanmış: “Bağ, bahçe, bostan vb. yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı…” Yazar bu alıntının sebebini düşünenler için onları ikna edecek şu ifadeleri sarf etmektedir: “İyi de, bunun Habil-Kabil kıssasıyla ne alakası var diyeceksiniz… Var, var; tam da mesele bu. Bakın nasıl…” Aslında Sayın Eliaçık, daha evvel Yunus kıssası yorumlarında yaptığı taktiği yaparak manipülasyonla, ta baştan, okuyucuları şartlandırmaktadır. Sözlükte “manipülasyon” ne demektir bakalım. “Psikolojik manipülasyon, insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme veya yönlendirme anlamına gelir. Bu etkileme ve yönlendirme sonucu insanlar davranış değişikliği ya da kanaat değişikliği gösterebilirler.” (...............Devam)
KAYA'DAN SU FIŞKIRMA KISSASI VE ÇAĞDAŞ BİR YORUMU ÜZERİNE
Kur'an'ı Kerim'de parçalı olarak beyan edilen Hz. Musa ve İsrailoğulları kıssalarının bölümlerinden bir tanesi de çölde Kayadan su fışkırması bölümüdür. Kur'an'ı Kerim'in, kıssalar hakkındaki genel tutumu dolayısıyla mücmel/kısa olarak anlatılan, Kayadan su fışkırma mucizesi sahnesi; Tevrat'ta anlatılan Musa kısasındaki aynı bölüm ve diğer kültürel malumat ile mufassallaştırıldığında "Kaya'dan su fışkırma" mucizenin tarihsel konumu ve neden kıssa edildiği daha etraflı anlaşılacaktır. Tevrat ve Kur'an'da yer verilen bu kıssaya; İncil'in, "talimi İnciller" diye adlandırılan kısmındaki kitaplardan biri olan I.Korintliler kitabında da değinilmektedir. I. Korintliler kitabındaki anlatımda, İsrailoğulları için çölde su fışkıran Kaya'ya vurgu yapılarak; su çıkan bu Kaya, Hz. İsa'ya benzetilmektedir. "Tümü aynı ruhsal içeceği içti. Çünkü kendilerini izleyen ruhsal Kaya'dan içiyorlardı. Bu Kaya Mesih'ti." (................Devam)
Cengiz Duman, Özgür-Der Seminerinde bir sunum yaptı: Veli/Evliya Kimlerdir ? Vasıfları nelerdir?
Her Pazar saat 11.00 ile 13.30 arasında Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde yapılan "Ayetler Işığında Hayat" ve "1980 Sonrası İslami Dergiler" üst başlıklı Özgür-Der Alternatif Eğitim Dersleri devam ediyor. Bu haftanın ilk dersinde Cengiz Duman, "Evliyaullah Kimdir? Vazifeleri Nelerdir" başlıklı seminer sunarken; Kenan Levent ikinci derste "Umran Dergisi"ni değerlendirdi. Cengiz Duman, Arap cahiliyesinde veli kavramının kan bağı veya kan bağı varmışçasına sosyal bir birliktelik anlamında kullanılan lugat kullanımını, vahyin ıstılahı düzletmeye tabi tuttuktan sonra akidevi çerçevede kullandığını belirtti. Konuşmacı, kavramın en genelde, inanç ekseninde döndüğü ve dolayısıyla iman edenlerin ve inkâr edenlerin velileri diye Kur'an'da yer aldığını işledi. Konuyla ilgili olarak Duman, "Ey iman edenler! Benim düşmanın sizinde düşmanınız onları veli edinmeyiniz. Oysa onlar size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir." (Müntehine/1) "Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. Sizde kim onları veli edinirse, işte onlar zalimlerdendir." (...............Devam)
İDRİS PEYGAMBER VE HAKKINDAKİ KÜLTÜREL MALUMÂT
"Selamun ala il-Yasin" ifadesinden bazı müfessirler, bunun Hz. İlyas'ın diğer bir adı olduğu anlamını çıkarmışlardır. Tıpkı Hz. İbrahim'in ikinci adının "Abraham" olduğu gibi. Diğer bazı müfessirler ise, Arapların İbrani isimlerini farklı biçimlerde telaffuz etmelerinden yola çıkarak (Örneğin bir meleğin ismi olan Mekal, Mikail veya Mikain gibi) aynı hususun Hz. İlyas için de geçerli olabileceğini öne sürmüşlerdir. Nitekim Kur'an'da bir dağın adı, bir yerde "Tûrî Sîna", bir başka yerde ise "Tûrîsinîn" şeklinde geçmektedir.” Razî ise şöyle yorumlamaktadır: “Nâfî, İbn Âmir ve Ya'kûb (a.s) "Âl" lafzını, "Yâsîn" lafzına muzaf kılarak, "Âl-ü Yâsîn" "Yâsm ailesi" şeklinde okurlarken; diğer kıraat imamları elifin kesresi ile (..............Devam)
İSLAM PEYGAMBERİ YUŞA (YEŞU)
Yuşa, Kur’an-ı Kerim’de ismi açıkça zikredilmeyen fakat Hz. Musa kıssalarında kendisinden zımnen bahsedilen bir şahsiyettir. Kur’an’da zımnen geçtiği yerlerde kendisinden peygamber olarak değil, Hz. Musa’nın bir yardımcısı olarak yaptığı işlerden bahsedilmektedir. Buna mukabil Tevrat’ta, Hz. Musa’nın ölümünden sonra İsrail oğullarına peygamber olarak görevlendirildiği belirtilir. Tevrat’ın sahih addedilen 39 kitabından birine Yeşu ismi verilmiştir. Yahudi teolojisinde ana kitap kabul edilen beş kitap “Tora”dan hemen sonra yer alan Yeşu kitabında; Yeşu peygamberin, peygamberlik ilanı, İsrail oğullarını “Arz-ı Mev’ud”a götürerek o bölgenin fethedilmesi, bunun için yapılan savaşlar ve İsrail oğulları sıbtlarına “Arz-ı Mev’ud (...............Devam)
|
|
 |
| |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
YAZARLAR
|
| Cengiz DUMAN Araştırmacı-Yazar |
|
|
|
Mehmet BAŞAR
Gazeteci-Yazar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

KISSALAR HAKKINDA SSS
Kur’an kıssaları, Kur’an’ınazım
sanmayacak kadar büyük bir kısmını teşkil etmektedir. “Kıssalar, üçüncü hicri asır müfessiri Taberi’ye göre Kur’an’ın üçte birini, çağdaş müfessirlerden M. Reşit Rıza’ya göre ise dörtte üçünü oluşturur.” “Bazılarına göre de, Hz.... |
KURBAN HZ. İSMAİL Mİ HZ. İSHAK MI?
Sözlüklerde Ze-Be-Ha kelimesine; yarmak, yarıp ayırmak, boğazlamak kesmek, boğmak anlamları verilmektedir. Bu yüzden Kurban olarak kesilecek hayvana “Zebih” hayvanların kesildiği yere aynı kökten gelen “Mezbaha”; Yahudilerin kurban..... |
MİSYON ve MİSYONERLİK
Her ne kadar, evrensel yapıya sahip bütün dinleri ihtiva etmekle birlikte; Misyon ve Misyonerlik, Hıristiyanlıkla beraber vücut bulmuş bir olaydır. Bu yüzden Hıristiyanlık tüm dünya'ya yayılmış ve tutunabilmiştir. Misyonerlik ile ilgili bilmek .....  |
Yahya peygamber
Zekeriyya'nın bu dualarına Allah, olumlu bir karşılık vererek ona bir çocuk ihsan eder."Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık." Enbiya / 90....  |
DENİZ GEÇİŞİ KISSASI TEFSİRLERİNDE İSRAİLİYAT OLGUSU
Klasik tefsirlerde, bu hususlar mucize olarak görülmekle beraber İsrailiyata dalınmasıyla! Birlikte olay saf halden karışık anlatımlara boğulmaktadır…. Kur'an kıssalarındaki "tarihselliğe" dair tarih... |
MECUSİLİK/ZERDÜŞTLÜK
Kur'an-ı Kerim'de ise Mecusilik, Mekke ve Medine'de bulunan dini guruplar içerisindeki müşriklerden istisna edilerek; Yahudilik, Hıristiyanlık ve Sabii'lik gibi"Samî/Semavi/İlahî" dinler arasında sayılmaktadır. Bu da bize bu dinin tevhidi yönlerinin olduğu ve diğer......  |

KUR'AN'DA
ÂDEMOĞULLARI KISSASI
Kur’an’ın, Kur’an ayetleri ile tefsiri metodu aracılığıyla, Âdemoğulları kıssasındaki; “Vetlu aleyhim nebeebney âdeme…” Ayetinde geçen “Âdem”in; Yaratılış kıssasında beyan edilen ve ilk yaratılan kişi “Âdem”i ihsas ettiği sonucuna varmaktayız. Buna istinaden Âdemoğullarının Hz. Âdem’in çocukları olduğu sonucu çıkmaktadır. Bundan dolayı kıssayı, Âdem/yaratılış kıssası bağlamında –tarihsel, kronolojik, biyografik- değerlendirmek gerekmektedir.
|
“Yaşayan Kur’an” Kitabının Yusuf Kıssası Tefsirindeki Metodoloji Sorunu ve Tarihsel Yanlışlar Üzerine
|
|
|
|
|
|
merhaba ey ehl-i kur'an nafiz irfan merhaba.!
merhaba ey ehl-i izan bariz iman merhaba.!
merhaba ey ehl-i rasih muntazaman
merhaba ey ibn-i kasas cengiz duman merhaba .!